
Küçük Şeyler
Bir süredir televizyonda “Küçük Şeyler” adlı bir program yapan Dökmen, bu programdaki bazı konuların genişletilmesi ve yeni konuların eklenmesiyle bu kitabı oluşturdu. Kitabın çerçevesi, insan ilişkileri, iletişim hataları, yaşama sevinci, çocuklarla iletişim, eşlerle iletişim, rollerimiz, kadın-erkek eşitliği…
Prof.Dr.Üstün Dökmen bugüne kadar akademik kitapların yanı sıra, kısmen akademik, kısmen popüler sayılabilecek iki psikoloji kitabı yazmıştır (İletişim Çatışmaları ve Empati ile Varolmak, Gelişmek, Uzlaşmak.) Bunlar, daha çok meslektaşlarına, psikoloji ve psikolojik danışmanlık öğrencilerine yönelikti. Fakat bunun yanı sıra bu iki kitapta, mesleği psikoloji olmayanlara da yönelmeye çalışmıştır.Yalnız buna rağmen, alanı psikoloji-eğitim olmayanlara bu iki kitap biraz teknik geldi ve bazı okuyucular, kendileri için “daha rahat anlaşılır” bir kitap istediler.Bunun üzerine Dökmen,bu kitabında bu öneriye dikkat etmeye çalışmıştır.
Kitapta, temel konulara, özellikle toplumun ihtiyacı olduğunu düşündüğü ve seminerlerinde iziliyenlerin etkilendikleri konulara yer vermeye çalışmıştır.
Kitabın içinden
Mutsuz olmayı, şuna buna söylenmeyi, karamsarlığı öylesine derinden öğrenmişiz ki, “Bu ülkede yaşanmaz” ve nihayet “Batsın bu dünya” demeye hakkımız olduğunu düşünüyoruz sonuçta. Ve daha da kötüsü, iyimser birini gördüklerinde canları sıkılıyor kötümserlerin, adeta “Şuna bir şey söyleyeyim de keyfi kaçsın” diyorlar içlerinden. Yıllardır seminerlerimde iyimser olmanın öneminden söz ettiğimde en az bir kişi çıkıp “Hoca iyi de o zaman bu polyannacılık olmaz mı?” der. Bu karamsarlığa prim veren bakış tarzı beni üzüyor. Şimdi söz konusu cümleye tekrar bakalım:
“İyimserlik, küçük şeylerden mutlu olmak polyannacılık sayılmaz mı?”
Bu görüşte, sanırım iki hata var. Birincisi “iyimserlik eşittir polyannacılık” iddiasıdır ki bu doğru değildir. İkincisi böyle söylendiğinde polyannacılığın kötü bir şey olduğu varsayılmaktadır. Polyannacılığın kötü olduğunu kim söyledi?
Polyannacılık, kayba uğradığımızda, elimizde kalanları fark etme ve sevinme becerisidir. Polyannacılık bir psikolojik savunma mekanızmasıdır, aşırı olmadan yerinde kullanıldığı sürece, kişiyi kaygıdan, sıkıntıdan korur, kişinin yarına kalma ihtimalini arttırır. Polyannacılık, kendini avutmak değil, bardağın dolu yanını fark etmektir. (sayfa 35)