| Çengelli iğne, kiremit ve Midas'ın vatanı |
|
|
|
Dünyanın ilk Frig Sergisi Yapı Kredi Nedim Tör Müzesi'nde açıldı. Ezber bozacak olan sergide mobilyacılıktan, madenciliğe kadar bir çok alanda ilklere imza atan görkemli bir medeniyetle karşılaşacaksınız.
Vedat Nedim Tör Müzesi; Dünyanın en önemli medeniyetlerinden biri olan Friglerin 275 eserini “Friglerin Gizemli Uygarlığı” adıyla sergiliyor. 13 Nisan 2008'e dek sürecek olan sergiyi gezen ziyaretçiler, Friglerin sosyal yaşantısı, sanat ve estetik anlayışına dair etraflı bilgi edinebilecek. Sergide sadece obje ve fotoğraflar sergilenmeyecek. Tiyatro sanatçıları sergi süresince “Midas'ın Eşek Kulakları” ve “Midas'ın Altın Hırsı” mitolojik öykülerinden okumalar yapacak. Sergiye gezerken ziyaretçilere Frig esinli pan flüt ağırlıklı müzikler dinletilecek.
Frig uygarlığı denildiği zaman akla ilk gelen kuşkusuz Kral Midas'tır. Günümüze ulaşan iki efsanesi vardır Midas'ın. Biri genelde öncesini bilmeksizin sık sık kullandığımız “tuttuğun altın olsun” deyimi. Mitolojiye göre, Tanrı Dionysos kendisine iyilik yapan Kral Midas'ı bu sözle ödüllendirir ve Midas'ın öyküsü günümüze kadar ulaşır. Midas'ın diğer efsanesi de Apollon tarafından cezalandırılması sonucu kulaklarının eşek kulağına dönüştürülmesi. Yunan ve Roma medeniyetini özellikle sanat alanındaki çalışmalarıyla etkileyen Frigler, madencilik ve mobilyacılıkta da pek çok ilke imza atmış. Mozaiği ilk kez mimaride kullanan Friglerin en özgün sanat dalı ise mobilyacılık. Günümüze kadar özelliğini kaybetmeden gelebilen estetik güzelliğe sahip eserlerden biri de kiremit. Kiremit teknolojisi Anadolu'ya ve Frig Hinterlandı'na M.Ö. 600 civarında ulaşmış.
Fibula, iki parça kumaşı birbirine tutturmaya yarayan bir takı ve modern çengelli iğnelerin atası. Frigler Aanadolu'da fibula kullanan ilk halk topluluğu. Başkent Gordion'da çok miktarda fibula bulunur.
Serginin küratörü Şennur Şentürk, Friglerdeki eşyayı sahiplenmeye vurgu yapıyor. “Kullandıkları çanak, çömlek, kepçe gibi eşyaları bile benimsemiş ve kimse kullanmasın diye ya kırmışlar ya da eğip büküp mezara koymuşlar. Günümüzde ise anısı olan eşyalar düşünmeden atılıyor, aile fotoğrafları dahi satılıyor. Oysa yıllar önce bir uygarlık kepçenin bile kendi kültürünün bir yansıması olduğunun bilincindeydi.” Feyza Başar Yeni Şafak Yorum (0)
![]() Yorum yazın
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|






