Anasayfa
[Sarah Tavares] Köklerime sahip çıkmakla gurur duyuyorum PDF Yazdır E-posta
 Müzik eleştirmenleri onun için "gün ışığının sesi" benzetmesini yapıyor. Dünyanın birçok ülkesinde övgü dolu yorumlar alan, Afrika asıllı şarkıcı Sarah Tavares, 29 Ocak Salı akşamı İş Sanat'ta Türk dinleyicilerle buluşuyor.

Lizbon'da yaşayan 27 yaşındaki sanatçı, derin ve buğulu sesini duyurduğu ve son derece zarif düzenlemeleriyle de dikkat çeken "Balancê" adlı albümüyle müzik dünyasına yeni bir soluk getirdi. Sesiyle ve müziğindeki kültürler arası göndermelerle dikkat çeken sanatçı, müziğinde Avrupa ve Afrika'ya özgü unsurları uyum içinde ve katmanlar halinde buluşturuyor. Türkiye'ye gelmeden önce görüştüğümüz sanatçı, para ve popülerlik için yapılan müziklerden ziyade ruhu besleyen müziklerin ilgisini çektiğini söylüyor. Afrikalı kimliğini müziğine yansıtan Tavares, ileriye doğru yol alırken tüm zenginliklerinin farkında olmak ve neye ait olduğunu bilmenin çok kıymetli olduğunun altını çiziyor.

Müzik yolculuğunuz nasıl başladı, bu yolculuğun başında varmak istediğiniz yolu nasıl belirlediniz?

Henüz 15 yaşında Portekiz'de iki farklı şarkı yarışmasında dereceye girip profesyonel anlamda şarkı söylemeye başladım. 1994 Eurovision Şarkı Yarışması'na Portekiz adına katıldığımda yine 15 yaşındaydım. Kendimi çok hızlı bir şekilde müzik piyasasının içinde bulmuştum; ama bir yandan da aynı hızla hayatı sorguluyordum. Yıllarca bu piyasada şarkılar söylemeye devam ederken yorulmaya başladığımı fark ettim. Kendime "Neden müzik?" diye soruyordum. Albüm satışı, para için ya da popülerlik için değil, ruhu beslemek için yapılan müzikler beni çekiyordu. Afrikalıların, Brezilyalıların ritüel şarkılarını, ruh dünyasını besleyen şarkılarını dinleyerek varmak istediğim yolu buldum.

Balance adlı son albümünüzün bu kadar ilgi görmesini neye bağlıyorsunuz?

Balance albümüyle yaptığım müziği neredeyse dünyanın her yerinde eleştirmenler, Cabo Verde'nin yeni yıldızının şarkıları olarak değerlendirdi. Bu, beni çok mutlu etti. Albümdeki şarkıların dinginliği ve sakinliğinin de dinleyiciye lezzetli geldiğini düşünüyorum. Sonuç olarak günlük hayatın ve kapitalist düzenin herkesin üzerinde büyük baskıları var. Bu albüm, içimizi dengeleyecek kadar huzurlu.

Farklı diller ve kültürleri bir araya getirdiniz...

Albüme başlarken bunu özellikle istiyordum. Kendi arkadaş toplantılarımda bile bir araya geldiğimizde aramızda Cabo Verde dili olan Crioulo dilini konuşanlar da var, Portekizce ya da İngilizce konuşanlar da. Biz Afrika kökenlilerin çoğu, aynı zamanda melez bir kültürü temsil ediyoruz. Afrika köklerine baktığınızda dünyanın her yerine götürülen kölelerin mecbur kalarak konuştuğu birbirinden farklı dillerle karşılaşıyorsunuz, albümümde buna da bir gönderme yapmış oluyorum.

Aslen Afrikalı olmak, müzikal kimliğinizi ve müzik hayatınızı nasıl etkiliyor?

Afrika kültürünün dünyanın neredeyse her yerini nasıl zenginleştirdiğini özellikle birçok farklı müzik türünün başlangıcında kölelikle farklı yerlere taşınan Afrikalıların olduğunu hepimiz biliyoruz. Müziklerindeki içtenlik ve duygu beni etkiliyor. Ruhları için, kendilerini ifade etmek için müzik yapıyorlar. Hikâyeleri çok zengin. Ben zengin Cabo Verde öykülerinin devamıyım. Köklerime sahip çıkmakla gurur duyuyorum.

İnsanların kimlik sorunu yaşadığı bir dönemde bu denli kimliğinize sahip çıkmanızın temelinde ne var?

Geçmişinizi bilmeden, aslınızı bilmeden var olmak, boşluğa düşmekten farksız. Hiç kimseye geçmişe takılıp kalmalarını söylemiyorum; ancak ileriye doğru yol alırken tüm zenginliklerinin farkında olmak ve neye ait olduğunu bilmek çok kıymetli.

Köklerine sahip çıkan sistem karşıtı bir sanatçı olarak tanınıyorsunuz...

Sisteme karşı olduğum doğru. Kapitalist düzenin güç elde etmek için yarattığı baskıyı, sadece statü için, para için insanların vazgeçtikleri değerleri düşünüyorum ve sistemi sevmiyorum.

Aşk, sizin müziğinizde geniş yer tutuyor. Sizin aşk tanımınız bu kelimenin özünü aramak mı yoksa İlahi bir aşk mı?

İlahi aşk, hayatın cömertliğine, güzelliklerine duyulan hayranlık. Bu güzellikleri yaratana duyulan büyük aşk. Kadına ya da erkeğe duyulan aşk sadece bir basamak, takılıp kalınacak bir aşama değil. Aşk aslında dünyanın güzelliklerinde.

Ali Pektaş

Zaman

Yorum (0)Add Comment

Yorum yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley

security code
Lütfen üstteki güvenlik kodunu yazın


busy
 
< Önceki   Sonraki >
  

Kitapcım

Anketler

Ne tür kitaplar okursunuz?
 

Özel Mesajlarınız

Kimler Sitede

Şuanda 4 misafir ve 1 üye bağlı

Mesaj Panosu

Son Mesaj: 2 gün, 6 saat önce
  • Nylon_Bag : slm
  • Kumru : merhaba
  • mahidevran : teşekkürler sıla.. seni forumda uzun zamandır görememiştik..
  • sıla61 : herkese mutlu pazarlar..
  • kitapyurdum : merhabalar hoşgeldiniz
  • Kumru : Merhaba herkese
  • mahidevran : gördüm hocam hoşgeldin
  • günce : mahidevran şimdi gördün mü beni:)
  • günce : teşekkürler mahidevran:)
  • Hilal_* : Bursa
    Mahidevrancım
  • günce : mahidevran orda mısın?
  • ayine : merhabalar hayırlı akşamlaar Smile
  • mahidevran : hilal sen hangi şehirdesin
  • Hilal_* : Mahidevran msn varmı ekleyim senii
  • günce : yazılarınızı çok beğendim çok güzel olmuş
  • günce : hoşbulduk:)
  • mahidevran : meraba hoşgeldiniz
  • günce : iyi akşamlar herkeseee:)
  • kitapyurdum : iyi geceler
  • sıla61 : iyi geceler
  • mahidevran : iyi geceler
  • mahidevran : Doğuşunuz aleme kutlu olsun efendim.. herkesin kutlu doğum haftası kutlu olsun..
  • tayfun : slmm
  • Hilal_* : hoca eslm
  • kitapyurdum : merhaba hoşgeldiniz hayırlı akşamlar
Sohbete katılmak için üye girişi yapınız...

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Bağlı Üyeler


[+]
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • fresh color
  • warm color